Siyasal Hafıza, Medya ve Toplumsal Algı Derinlemesine İncelenecek
Proje, 2020-2025 yılları arasında Türkiye’de medyada geniş yer bulan toplumsal ve siyasal olayların, bireylerin hafızasında nasıl yer ettiğini çok boyutlu bir şekilde analiz etmeyi amaçlıyor. Araştırma yalnızca hangi olayların hatırlandığını değil; aynı zamanda bu olaylara atfedilen bireylerin geliştirdiği duygusal tepkiler ve sorumluluğun kimlere yüklendiği gibi kritik başlıkları da kapsamına alıyor.
Bu yönüyle çalışma; siyasal iletişim, medya etkileri ve toplumsal algı süreçlerine dair önemli veriler sunarak literatürdeki boşluklardan birini doldurmayı hedefliyor.
Cinsiyet ve Siyasal Yönelim Ekseninde Kapsamlı Analiz
Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, siyasal hafızanın farklı toplumsal gruplar arasında nasıl değiştiğini ortaya koyacak olmasıdır. Proje kapsamında, bireylerin olayları hatırlama ve anlamlandırma biçimleri; cinsiyet ve siyasal yönelim ekseninde karşılaştırmalı olarak incelenecek.
Bu sayede toplumun farklı kesimlerinin aynı olaylara nasıl farklı anlamlar yüklediği bilimsel verilerle ortaya konulacak ve toplumsal kutuplaşma, algı yönetimi ve medya etkisi gibi konulara yeni bir perspektif kazandırılacak.
Karma Yöntemli Araştırma Tasarımıyla Güçlü Veri Seti
Disiplinler arası bir yaklaşımla tasarlanan proje, karma yöntem araştırma modeliyle yürütülecek. İlk aşamada İstanbul’da yaşayan yetişkin seçmenlerle çevrim içi anket çalışması gerçekleştirilecek. İkinci aşamada ise farklı cinsiyet ve siyasal eğilim gruplarını temsil eden katılımcılarla derinlemesine mülakatlar yapılacak.
Bu metodoloji sayesinde hem nicel hem de nitel veriler bir araya getirilerek kapsamlı ve çok katmanlı bir analiz ortaya konulacak.
Dr. Öğr. Üyesi Seyra Kestel: “Bilimsel Birikimimizi Toplumsal Dinamiklere Aktarıyoruz”
Proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi
Seyra Kestel, çalışmanın akademik ve toplumsal önemine ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Üniversitemizin bilimsel birikimini toplumsal dinamikleri anlamaya yönelik projelere aktarması en temel önceliklerimiz arasındadır. Hayata geçireceğimiz bu çalışma; siyasal iletişim, medya etkileri ve toplumsal algı süreçlerine tutacağı ışıkla literatürde çok kıymetli bir boşluğu dolduracaktır. Farklı toplumsal grupların olayları kodlama biçimlerini bilimsel bir süzgeçten geçirecek olan bu projenin, hem akademik camiada hem de kamuoyunda yankı uyandıracak önemli çıktılar sunacağına inanıyor, üniversitemiz adına büyük bir gurur duyuyorum.”
İGÜ’nün Bilimsel Vizyonu Güçlenmeye Devam Ediyor
İstanbul Gelişim Üniversitesi, ulusal ve uluslararası düzeyde desteklenen projeleriyle akademik üretim gücünü her geçen gün artırırken; toplumsal fayda odaklı araştırmalarıyla da bilim dünyasına katkı sunmaya devam ediyor.
TÜBİTAK 1002-A desteği kazanan bu proje, İGÜ’nün yalnızca akademik başarılarıyla değil, aynı zamanda toplumu anlamaya ve dönüştürmeye yönelik vizyonuyla da öne çıktığını bir kere daha gözler önüne seriyor.