Sergi, küratör Öğr. Gör. Ömer Faruk Söyler’in açılış konuşmasıyla başladı. Söyler, sanatçının akademik ve sanatsal geçmişine değinerek Dr. Öğr. Üyesi Volkan Davut Mengi’nin disiplinlerarası üretim pratiğine dikkat çekti.
“Uzay deneyimden önce mi vardır, yoksa deneyim uzayı mı biçimlendirir?”
Açılışın ardından söz alan sanatçı Volkan Davut Mengi, projesinin kavramsal çerçevesini izleyicilerle paylaştı. “Video Oyunları ve Kant’ın Saf Mekân Kuramı” başlıklı çalışmasında, Immanuel Kant’ın Saf Aklın Eleştirisi’nde ortaya koyduğu “saf mekân” anlayışını video oyunları üzerinden yeniden düşündüğünü ifade eden Mengi, sergideki üretim sürecinin bu felsefi tartışma zemininden hareketle şekillendiğini vurguladı:
“Kant’a göre uzay, deneyimden türeyen bir şey değil; deneyimin önkoşulu olan apriori bir formdur. Ben de bu projede video oyunlarının estetik ve anlatısal katmanlarını geri çekerek geriye yalnızca geometrik iskeleti bırakmayı amaçladım. Renk, doku, hikâye ve etkileşim gibi ampirik unsurlar ortadan kalktığında, oyunun altında yatan saf uzamsal yapı görünür hâle geliyor.”
Sanatçı, video oyunlarını oynanabilirlikten soyutlayarak izleyiciyi düşünsel bir sorgulamaya davet ettiğini belirterek serginin temel sorusunu şu sözlerle dile getirdi:
“Uzay deneyimden önce mi vardır, yoksa deneyim uzayı mı biçimlendirir?”
Sergide yer alan 50x70 cm ölçülerinde, yatay ve çerçeveli 20 dijital baskı; 3D modelleme ve render tekniklerinden üretken yapay zekâ uygulamalarına, inpainting ve outpainting’den matte painting ve dijital post-prodüksiyona kadar geniş bir teknik yelpazeyi içeriyor. Bu çok katmanlı üretim süreci, Kantçı apriori mekân fikrini çağdaş dijital sanat pratikleriyle buluşturdu.
Felsefe, Oyun ve Dijital Estetik Bir Arada
Sergi, video oyunlarını yalnızca bir eğlence aracı olarak değil; felsefi, estetik ve ontolojik bir tartışma zemini olarak ele alması bakımından dikkat çekiyor. Kant’ın “saf mekân” kavramını çağdaş dijital üretim teknikleriyle yeniden yorumlayan proje, izleyiciyi hem oyun mekaniğini hem de algının temel koşullarını sorgulamaya davet ediyor.
SATMER kapsamında düzenlenen sergi, sanat ve akademiyi buluşturan yapısıyla üniversite bünyesinde disiplinlerarası üretimin güçlü bir örneğini sundu.